Diş hekimleri, diğer tıp dallarının hekimleri ile karşılaştırıldığında kesinlikle korkunç bir imaja sahip.
Bugüne kadar bir diş hekimine korku tadıyla endişe duymadan gitmeyen biriyle karşılaşmadığım için ve çok tatlı, sevecen bir diş hekiminin bana 5 senelik ortodonti tedavisi uygulamasına rağmen, hala matkap&diş ikilisinin "korkunç"tan başka birşey olmayacağına da çok zaman önce ikna oldum zira.
Hekimlik alanında bilinçli bir şekilde diş hekimliğini seçenler arasında kaç tanesi, toplum içerisinde korkunç bir imaja sahip olduklarının farkında acaba?
Hic.
Diş hekimlerinin kendilerine 'dişci' denmesinden çok rahatsız olduklarını çoğumuz biliyoruz.
Dişçi, toplum içinde yanlışlıkla gelişmiş bir kelime değil. Doğrudan olmasa bile korkunç imajdan ötürü hekimlikten ziyade "diş" kelimesini öne çıkarmak için dişçi olarak düşünmüşüz hekimleri. Matkap&dış ilişkisine bir de üniversite sınavı zamanında aslında cerrah hayaliyle sınava hazırlanan gençler, 5.ci sıraya dış hekimliğini koyunca ve bir kazanınca, diş&matkap ikilisine baytar özelliği de katılmış oluyor.
Diş hekimlerine ihtiyacımız, olması gereken diş bakımını yapmamış olmamızdan doğuyor. Zaten toplumun çoğu ağız sağlığına çok dikkat etmiş olsaydı çürük diye birşey olmazdı. Çürük olmasaydı, sadece ortodonti yada cerrahi gibi alanlar mevcut olduğu gibi, hastanelerde diş bölümünde sıra da olmazdı. Bu yüzden geçenlerde başıma geldiği gibi bir dişçinin bana 'bakım yapmamışsınız, yapmış olsaydınız 3 tane çürüğünüz olmazdı' şeklinde azar içeren bir açıklama yapması karşısında şaşıp kalıyorum.
* Dişlerimiz çürümeseydi diş hekimlerine ihtiyacımız olmazdı
* Herkes herzaman doğru bir şekilde ağız bakımını yapsaydı çürüklerimiz olmazdı.
* 3 dişimin çürümesinin sıkıntılarını bilfiil yaşıyorum zaten, neyi seçersek onu yaşıyoruz, bu yüzden mızmızlamanın anlamı yok.
* Çürüklerimiz olmasaydı bu kadar diş hekimine ihtiyacımız hiç olmazdı, o zaman hastanelerde kuyruk da olmazdı.
Talep çok olduğu için fazlasıyla diş hekimini görebiliyoruz hastanelerde. Diş hekimi olsaydım çelişkili olsa bile sevinirdim, ihtiyaç olunmamın hazzını yaşardım.
Beni, çocukluğunda dayak yemiş zalim okul müdürü arogantlığı ile azarlayan ve beni muayene ettikten sonra teşhisini söylemeyerek muhtemelen tıp ahlakına aykırı davranaran bu dişçinin neden bu kadar mutsuzluk saçtığını anlamaya çalıştım.
Üniversite seçim sınavında ilk tercihi diş hekimi olmayan kişiler, bölümden mezun olduktan sonra dişçi olmayi hakediyorlar.
Şimdi benim hayalim cerrahlık olsaydı, ben diş hekimliğini yazmak bir tarafa kesinlikle düşünmezdim bile. Tamamen farklı dallar bunlar. Matkapla dişleri tamir etmek, yeni diş yapmak, düzeltmekle, cerrahlık tamamen farklı iki zevk.
Hayali cerrahlık ama puanı dişçiliğe yetmiş olan bir adamın, %100 bir iş tatminsizliği ile tepemde ağzımın içinde 3 küçük dolgu yapması çok korkunç birşey. Sağsalim çıktım ben o koltuktan ancak, aksine tekrar ikna olana kadar diş hekimlerinin kesinlikle dişçi olduğundan emin oldum ben.
Zevkleri temel alarak tercih yapmak lazım. Canavarlar üretebiliyor bu işsizlik ve üniversiteye yerleşim sistemi.
02 Mayıs 2008 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)