İşyerinde kullandığım laptop’umu nedense en azından 4ayda bir, ya benim uygunsuz download'larım yada yere düşürerek çatlatıp patlattığım için, format mormat ah gitti müzikler diye diye, artık ona müzik yüklemekten vazgeçtim çok zaman önce. Hoş, hala vazgeçemediğim 1-2 albüm var gerçi ama eskisi gibi onlarca gb müzik barındırmıyorum.
E şimdi radyo dinleyelim dedik, pandora vardı pek güzel, 1.5sene önce copyright dediler sadece Amerikan vatandaşlarına uygun olarak düşünmüşler. Tamam oldu üzüldük, tekrar laptop’a yükleme yapmaya başladık (yok müzik dinlemeden çalışamıyor benim bünyem o bakımdan tüm bu çaba zahmet, bebekken gramafonun üstünde uyutmuşlar beni ondan oluyo bunlar), neyse, sağolsun KodveUs arkadaşım bana LastFm öğretti. Super, iş yerinde de açabildim, bağlantı harika, artık çalışabilirim. Eh olmadı öyle tabi, çünkü muneccim değil last.fm bilmiyor ki huyumu suyumu. Hadi girdik ”planet funk” radyo olarak kaydettik, öğrettik ve sevdiğimiz şeyleri çalmaya başladıkça; Mylo, Chemical Brothers, Deep Dish, Underworld, Flunk eşliğinde ayık ayık verimli iş hayatımıza bir süre devam ettik gün içinde. Sonra bi de, arada yorum yazmaya başladım LastFm’e, bloğuma post yazamıyorum ya bisüredir, eğlenceli hale geldi bayaa. Üstüne bir de LastFm’in, evde Itunes’da çaldıklarımıda öğrenebildiğini görünce (tevekkeli diyorum tanımadığım insanlar bana tavsiye e-postaları gönderiyorlar, sen bak bunu kesin seversin diye, diyorum kimsiniz nerden biliyorsunuz, meğersem profilim fırın tepsisi gibi evde ne dinlediğimi bile gösteriyormuş...)
Sonra, Deezer ile tanıştırıldım. Haydiii dedim, ben nasıl bilmem bunu -sanki çok yakından takip ediyormuşum gibi, sırf last.fm’i iyi bildiğim için, bu alemin binbaşısı olduğumu sanarak kendimi, misyon yapmışım kendi çapımda.. Nedir ki bu deezer, hayatta da last.fm kadar iyi olamaz demiştim. Ancak....
Yanılmışım...
Bunun üzerinde wikipedia ve google’dan biraz araştirdim, neler var, neler yok şeklinde.
LastFm
Deezer
Musicovery
En sağlam 3 ”internet radyosu” dur. Radyo derken tabi, biraz çaba harcayarak bunlara ne sevdiğinizi, ne dinlemek istediğinizi, ne keşfetmek istediğinizi öğretebilirsiniz. Musicovery çok daha yalın, eğlenceli ve şirin bir menüyle bunu yaparken, audio kalitesi biraz düşük. Para vermek lazım yüksek kalitede dinlemek için, ama kulağınız alışıyor bir süre sonra, özellikle tek kulaklıkla iş yerinde dinleyecekseniz, fark o kadar belli olmuyor.
Deezer’da yazılan yorumların fransızca ağırlıklı olması benim hoşlanmadığım tek nokta. Radyosunu henüz denemedim ama fransızca kaynaklı şarkılara sıkça yer vereceklerini düşünüyorum. Bu nokta dışında Deezer’da olan ve LastFm’de olmayan en şahane özellik, istediğiniz albümü seçip hepsini dinleyebiliyorsunuz! Öyle 30sn intro sample değil, full şarkıları gayette dinleyebiliyorsunuz. Yarattığınız profile “favourite album” olarak ekleme yapabiliyorsunuz ki, bu da NEFİS bir özellik. Artık bin tane albümü bilgisayara yüklemek lazım da dinleyelim şeklindeki ihtiyaca kesin çözümü getiriyor. Audio kalitesi çok yüksek!
Arşivi giderek büyüdüğü için keşif yapmak için birebir. Yani, LastFm’deki gibi, güzel şarkı çıksa da sevsek demek yerine, a ha ben bunu seviyorum zaten bakalım benzerleri kimmiş dedikten sonra albümlerini istediğiniz kadar dinleyip bir sonraki keşif noktasına ağrısız sizisiz geçilebiliniyor.
LastFm, ilk göz ağrısı olmakla beraber, şuan özelliklerini geliştirme sürecinde. Last.fm de, favori şarkılarınızı library-kütüphanesine ekleyip sonradan dinleme özelliğini yeni kattı. Menusunu değiştirmiş biraz. Buffer edemiyoruz nedense bazen, o yüzden Deezer’da kalakaldık bir süredir.
Ha bi de “blind test” diye bişey koymuşlar, zamanında tetrise takılmışlık gibi işi gücü bırakıp bir de birinci olacam diye, onu oynuyorum. Şarkıları en hızlı kim bilebilir yarışması olarak düşünmüşler, rezalet…. Neyseki müdürüm tatilde bu ara…
Not: Bu yaziyi duzenlerken, Deezer-Smart Radio'yu denedim, o da sahane adeta. Olumsuz bisey yakalamak icin cok ugrasiyorum resmen ama bulamadim henuz bisey...:)
25 Temmuz 2008 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)